evliya isimleri etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Geyikli Baba  

Yazının Sahibi: kabakmeltemi Kategorisi:

Geyikli Baba, Bursa'nın Osmanlılar tarafından fethini maneviyatıyla renklendiren, efsaneleştiren Horasan erlerinden biridir. Bursa'ya nasıl geldiği bilinmiyor olsa da burada yaşamıştır ve türbesi de İnegöl'dedir.

Erenler arasında ama onlardan bir bakıma da ayrı yaşamıştır. Çoğu zaman insanlardan uzak dağlarda geyiklerle gezer, muhabbet edermiş. Birçok kişi onu zarif bir geyiğin sırtında uçar gibi, akar gibi dağdan dağa gezerken görmüşler. Yüzyıllardır adının "Geyikli Baba" diye anılması bu yüzdendir.

Hakkında bilinenlerden biri de, Bursa fethine sırtında yalnız bir post, omzunda 60 okkalık koca bir taş ve ardında sürü sürü geyiklerle katıldığıdır.

Geyikli Baba'nın mübarek kişiliğini, geyiklerle konuşmasını ve hiçbir geyiğin ondan kaçmamasını duyan Orhan Gazi hemen bu dervişin yanına getirilmesini emretmiş. Geyikli Baba daveti kabul etmediği gibi bir de haber yollamış: "Sakın Orhan Gazi buraya gelip bizi günaha sokmasın, vakti gelince biz kendisine gelip dua ederiz. Dervişler dua vaktini gözetirler."

Bir zaman sonra, sözünde durarak sırtında koca bir kavak ağacıyla saraya gitmiş. Kimseye bir şey demeden saray bahçesine girmiş ve ağacı dikmiş. Görenler hemen Orhan Gazi'ye müjdeyi vermişler. Orhan Gazi sevinçle gelmiş, elini öpmeye davranmış. "Dervişlerin duası sana ve senin nesline makbuldür." diyen Geyikli Baba geldiği gibi sessizce oradan ayrılmış. Ağaç Osmanlılarca soylarının devamına işaret olarak görülmüş. Bu yüzden ağaca çok iyi bakılmış. Yine bir vakit sonra Orhan Gazi bu olanlara karşılık Geyikli Baba'yı mekânında ziyaret ederek "Dede! Bu İnegöl yöresi senin olsun." diye yalvarmış. Geyikli Baba istememiş, Orhan Gazi ısrar etmiş. Kibirden uzak olmak isteyen Geyikli Baba, "Dervişler için küçük bir avlu ver, o kadar." demiş ve böyle anlaşmışlar.

Geyikli Baba ondan sonra çok yaşamadı. Son nefesini verirken etrafında geyikleri vardı. Türbesini, tekke ve camiini Orhan Gazi yaptırdı.

Nezihe Araz / Anadolu Evliyaları

Müceddid-i Elf-i Sâni  

Yazının Sahibi: Recep Hilmi Tufan Kategorisi:

Biraz önce blogumun kategorilerine şöyle bir baktım da "Evliya İsimleri" kategorisine ne zamandır yazmamışım. Sabah da aklıma geldi İmâm-ı Rabbânî Hazretleri' ni yazayım dedim. Bildiğiniz üzere İmâm-ı Rabbâni Hazretleri en büyük Allah dostlarından. Mektubât adlı eseri mevcut. İşte mâneviyat dünyâmızın önderlerinden olan bu velinin sıfatlarından birisi de "Müceddid-i Elf-i Sâni"dir. Peki ne demek bu? Bunu anlamak için bütün bu kelimeleri ayrı ayrı inceleyelim.

"Müceddid" kelimesi "yenileyeci" demektir. Dinî terim mânâsı ise "dini yenileyen" demektir. Köken olarak Arapça'daki "cedede" mastarından türemiştir. "Cedede" "yenilemek" fiilinden ism-i fâil (özne) olarak "müceddid" gelir.

"Elf-i Sâni" ise bileşik bir isimdir. "Elf" kelimesi Arapça "bin (1000)" sayısıdır. "Sâni" ise bir sıra sayı sıfatıdır ki "ikinci" demektir.

Buradan da anlaşılacağı üzere "Müceddid-i Elf-i Sâni" demek, "İkinci Bin Yılın Yenileyecisi" demektir.

Merkez Efendi İsminin Esrârı  

Yazının Sahibi: Recep Hilmi Tufan Kategorisi:


Bugün günümü olumlu bir şekilde değerlindirdiğimi düşünüyorum. Arkadaşlarla ne zamandır gitmek istediğim Merkez Efendi Camii, Türbe ve Çilehanesi'ne gittik. İstanbul'da olup da gitmeyenlere kesinlikle gidip görmelerini, dualar etmelerini tavsiye ederim.

Asıl konumuza gelelim. Her zaman bu etimoloji konusu ilgimi çektiği için Merkez Efendi'nin "Merkez" isminin de nereden geldiğini çok merak ederdim. Bunu ben de yeni öğrendim ve sizler de belki ilgi duyarsınız diye yazıyorum.

Merkez Efendi'nin asıl ismi Musa'dır. Denizli'nin Sarhanlı Köyü'ndendir. İstanbul'a ilim öğrenmeye gelen Merkez Efendi, Kocamustafapaşa'daki Sünbül Sinan Efendi'nin talebesi oldu. Sohbetlerinde bulundu. Bir gün ders esnasında Sünbül Efendi Merkez Efendi'ye "Alemi sen yaratsaydın, nasıl yaratırdın?" diye sorunca Merkez Efendi de "Bu mümkün değil! Ama mümkün olsaydı her şeyi merkezinde bırakırdım" demiş. Sünbül Efendi de "Aferin Musa! Demek her şeyi merkezinde bırakırdın. O zaman senin adın Merkez Muslîhuddin olsun" demiş. O zamandan beri de "Merkez Muslîhuddin" olarak tanınmış.

Clicky Web Analytics