tag:blogger.com,1999:blog-7434497652320634717.post-27207062687291745702008-06-09T19:59:00.011+03:002008-06-10T12:28:00.061+03:002008-06-10T12:28:00.061+03:00Mankafa Sözcüğünün Nereden Geldiğini Hiç Düşündünüz Mü?<a href="http://bp0.blogger.com/_q9AfOSMq4XE/SE1iA4rOu_I/AAAAAAAAAAQ/iPtFvlIdg0Y/s1600-h/The_mothers_lament_Mankurt.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5209928111290760178" style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left;" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_q9AfOSMq4XE/SE1iA4rOu_I/AAAAAAAAAAQ/iPtFvlIdg0Y/s200/The_mothers_lament_Mankurt.jpg" border="0" /></a><br /><div>Üniversiteki arkadaşlarımdan biri <span style="font-weight: bold;">Cengiz Aytmatov'</span>un '<span style="font-weight: bold;">'Dişi Kurdun Rüyaları''</span> adlı kitabını okurken<span style="font-weight: bold;"> ''Mankurt''</span> diye bir kelimeyle karşılaşır. Güya bu bir <span style="font-weight: bold;">Kırgız</span> efsanesidir. <span style="font-weight: bold;">Aytmatov</span> bu <span style="font-weight: bold;">Kırgız</span> efsanesine kitabında yer vermiştir. İsterseniz, ilk önce bu <span style="font-weight: bold;">Kırgız</span> efsanesinin olay örgüsünün ne olduğunu öğrenelim:<br /><br /><span style="font-weight: bold;">Nayman Ana</span>, yiğit mi yiğit oğluyla birlikte yaşamaktadır. Oğlu, onun geleceğinin tek güvencesidir. Bu ana ve oğul birlerine çok bağlıdır ve birlikte çok mutludurlar. Saadet tablosu <span style="font-weight: bold;">Çinlilerin</span> baskınıyla bozulur. Oğul esir düşmüştür.</div><div><br /><span style="font-weight: bold;">Çinlilere </span>esir lazım değildir aslında. <span style="font-weight: bold;">Türklerin</span> bağımsızlıklarına ne kadar düşkün olduğunu, esarete tahammülsüz olduğunu bilmektedirler. İlk fırsatta kaçmaya çalışacağını, olmazsa ölümü tercih edeceğinin de bilincindedirler. Hâlbuki onlara, her söylenene itaaat edecek, bütün işlerini görecek, hayvanlarını otlatacak köleden de öte birileri lazımdır. Alınan esirleri bu şekilde mankurtlaştıracak bazı teknikleri öteden beri uygulamaktadırlar. Bu oğula da o <span style="font-weight: bold;">işkence tekniği </span>uygulanıp şuuru elinden alınacaktır.Sıcaklığın doruğa ulaştığı çölde, esirin saçları kazınır, elleri ayakları bağlı olan esirin bu kazınmış kafasına taze deve derisi sıkıca sarılır. Günlerce kızgın güneşin altında bu şekilde bekletilecektir. Kurumaya yüz tutan deve derisinin suyu çekildikçe, mankurt adayının kafatasını bir mengene gibi sıkmaktadır. Esirin eli ayağı bağlı olduğundan çektiği onca acıya rağmen birşey yapamamaktadır. Attığı çığlıklardan başka. Sıkılan kafatası deforme olduğu gibi beyni de zedelemektedir. Ayrıca deve derisinin altında saç kılları büyümektedir. Taş gibi kuruyan deriyi delemedikleri için dışarı çıkamaz geriye dönerek kafanın içine yönelirler. Beyne kadar uzananlar olur. Esir bu arada sadece çığlık atabilmektedir.Bu mankurtlaştırma işkencesine çoğu esir dayanamaz oracıkta ölür. Çinlileri asıl ilgilendiren ise ölenler değil; bu acıya direnerek bedenen sağlam kalabilen mankurtlardır. Onlar artık istenen kıvamda tam da bir mankurtturlar. Şuursuz, hafızasız, sahibinden başka kimseyi dinlemeyen, insani hislerden ve her türlü düşünceden uzak, hayvana benzer varlıklar. Onlar sahipleri için çok lazımdır.<span style="font-weight: bold;">Nayman Ana</span>'nın oğlu da bütün bu işkencenin sonunda sağ kalabilmiş bir <span style="font-weight: bold;">mankurttur</span> artık. Tam da <span style="font-weight: bold;">Çinlilerin</span> istediği gibi bir yaratık. İşler böylece yoluna girmişken, oğlunun akıbeti için çoktan yollara düşen <span style="font-weight: bold;">Nayman Ana</span> nihayet çölde, hayvanları otlatan oğlunu bulur. Bulur ama onun oğlundan eser yoktur ortalıkta. Ne anasını tanır, ne bir kelime laf eder. <span style="font-weight: bold;">Nayman Ana</span> inatçıdır, oğlunu tekrar kazanacağına dair ümidini yitirmez, o civardan kesinlikle ayrılmadan sürekli ona birşeyler anlatmak ister.</div><div></div><div><br />Durumu farkeden<span style="font-weight: bold;"> Çinliler</span>, ortalıkta dolaşan kadının bu mankurtu elllerinden çalmak için planlar yaptığını anlarlar. <span style="font-weight: bold;">Mankurtu</span> kaybetmek istemediklerinden son çare olarak ona emir verirler: Kadın yaklaştığında onu öldür! <span style="font-weight: bold;">Mankurt</span> bu emri yerine getirecektir.<br /><div style="text-align: right;"><span style="font-size:78%;"><br />Not: Olay örgüsü alıntıdır.</span><br /></div><br /><span style="font-weight: bold;">Bu ''Mankurt''</span> sözcüğü- ileride<span style="font-weight: bold;"> türkolog</span> olacak - arkadaşıma yabancı gelmez. Arkadaşım, şu anda günümüzde kullanılan ve anlamı <span style="font-weight: bold;">''Şapşal, beyinsiz, aptal''</span> olan '<span style="font-weight: bold;">'Mankafa'' </span>sözcüğü ile bu kelimenin bir bağlantısı olabileceği kanısındadır. Daha sonra bunu araştıran arkadaşım, bir kaç türkoloğun bu konuyla alakalı makalesine rastlar. Bu<span style="font-weight: bold;"> türkologlar</span> da arkadaşımla aynı fikirdedirler, fakat yine de ortada bir kesinlik yoktur.</div>karazadehttp://www.blogger.com/profile/01200765698866352860noreply@blogger.com