Bildiğiniz üzere bu blogta ilk aldığım konu illerin hikâyesi idi. Daha sonra gelen eleştirilerle çeşitli alanlara kaydık. Gayet de güzel oldu. Şimdi zaten kendimiz de çeşitlendiriyoruz elimizden geldikçe. Neyse işte bu illerin hikâyesini de 81 il 81 hikâye diye bir kategori hâlinde topluyoruz. Plâka sırasıyla bütün illeri yazacağız. Bu yazımda isminin menşeini anlatacağım ilimiz Isparta.
Isparta adı hakkında yaptığım araştırmalarda hep aynı yazıları buldum nette. Herkes birbirinden kopyalamış yazmış. Her neyse biraz daha araştırınca değişik bilgiler bulabildim.
Isparta kelimesi hakkında 3 ayrı rivâyet bulunmakta:
İlk rivâyete göre, Böcüzade Süleyman Sami'nin Isparta tarihini anlattığı eserinde, Kâmus'ul Âlâm'da ve Meydan Larousse'ta Isparta ilinin Psiada şehirlerinden Baris'in yerinde kurulduğu ve dolayısıyla ismin de buradan geldiği yazmaktadır.
İkinci bir görüşe göre Isparta adının Baride kelimesinden geldiği, bu kelimenin Hititçe, belki de Lidya dilinden gelmiş bir sözcük olduğu, Yunan göçmenlerinin Anadolu'ya gelmelerinden sonra, Baride adına “Eis” takısını ekleyerek, İsbarida denildiği, Isparta adının, Eis Baride den geldiği, daha sonra bu sözün Türkler tarafından Isparta şeklinde kullanıldığı savunulmaktadır. Bu görüşün destekçileri ise Prof. Dr. Turhan Hikmet Dağlıoğlu ve Prof. Dr. Osman Turan gibi tarihçilerimizdir.
Üçüncü bir görüşe göre Isparta ismi Arap kaynaklarından olan İbn-i Batuda'da Saparta olarak geçmektedir. Bu adın, M.Ö. VII. yüzyılda Karadeniz'in kuzeyindeki İskitlerce, güneye sürülen Sabardai kavimlerinin bugünkü Isparta civârına yerleşmeleri sonucu verildiği ifade edilmektedir.
*Hava keskin bir kömür kokusuyla dolar,*
*Kapanırdı daha gün batmadan kapılar.*
*Bu, afyon ruhu gibi baygın mahalleden,*
*Hayalimde tek çizgi bir sen kalmı...
4 saat önce
Yorum Gönder
Eğer sizden sonra yapılan yorumları takip etmek istiyorsanız aşağıda bulunan "Yanıt yorumlarını mail adresime gönder" seçeneğini aktif hâle getiriniz.
Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...