Çaya Corbaya Yoğun  

Yazının Sahibi: Recep Hilmi Tufan Kategorisi:

"Yoğun" aslında güzel bir kelime. Üstelik Türkçe bir kelime. "Yoğun" daha çok fizik ilmiyle ilgili bir sıfat! Hacmine oranla, ağırlığı fazla olan veya kesif, koyu anlamında bir kelime.

Meselâ civa, yoğunluğu çok yüksek olan bir maden! Zeytinyağı, suya nazaran yoğunluğu hafif olan bir sıvı yağ. Su ile karıştırıldığı zaman, civanın dibe vurması gibi, bugünkü Türkçe'de de "yoğun", artık çok dikkat çeken bir kelime. Onun için ikide bir ortaya çıkarılması, olur olmaz yerde kullanılması, Türkçemiz açısından bir kısırlık, bir zevksizlik örneği.

Basınımızdan, radyolarımızdan ve televizyonlarımızdan aldığım "yoğun" kelimeli cümlelerden bâzıları şöyle:

1. "TBMM, yoğun bir gündemle açılacak." deniliyor. Eskiden meclislerimiz yüklü bir gündemle açılırdı. Yoğun bir gündemle değil.

2. "Başbakan konuşmasını yoğun alkışlarla sürdürdü." deniliyor. Eskiden başbakanlarımız sürekli alkışlar arasında konuşurlardı. Yoğun alkışlar arasında değil.

3. "İnsanların yoğun olarak bulundukları yerlerde önlemler alınacak." deniliyor. Eskiden insanların kalabalıklar hâlinde bulunduğu yerlerde tedbirler alınırdı.

4. "Çok yoğun olarak yağan yağmurlar sele neden oldu." deniliyor. Eskiden "Şiddetli yağmurlar sele sebep oldu." denilirdi.

5. "Sinema sanatçılarımı yoğun duygular içinde olduklarını söylüyorlar." deniliyor. Eskiden sinema sanatçılarımız güçlü duygular içinde çalışırdı.

6. "Öğrenciler derslerinin yoğunluğundan şikayetçi." deniliyor. Eskiden derslerin çokluğundan veya ağırlığından şikâyet edilirdi.

7. "Film yoğun bir aşkı anlatıyor." deniliyor. Eskiden büyük aşklar yazılır, anlatılırdı.

8. "Bu koalisyon Türkiye'nin yoğun sorunlarını çözebilecek mi?" deniliyor. Eskiden Türkiye'nin devâsa meselelerini omuzlayan iktidarlar olurdu.

9. "Trafik yoğunluğu nedeniyle yollar kilitlendi." deniliyor. Eskiden trafik sıkışıklığından veya kilitlenmesinden bahsedilirdi.

10. "Yoğun sis nedeniyle vapur seferleri iptal edildi." deniliyor. Eskiden kesif sis yüzünden vapur seferleri iptal edilirdi.

11. "Güzel konuşabilmek için önce yoğun bir nefes almalı." deniliyor. Eskiden güzel konuşabilmek için derin bir nefes alınırdı.

Yoğun! Yoğun! Yoğun! Çaya, çorbaya yoğun! Yoğun renkler, yoğun güzeller, yoğun sular, yoğun lezzetler, yoğun haberler...

Yavuz Bülent Bâkiler / Sözün Doğrusu 1

Benzer Yazılar



Widget by Scrapur
Bu yazı Salı, Mayıs 13, 2008 tarihinde yazıldı ve kategorisine eklendi. . Yorumları takip etmek isterseniz Yorum Aboneliği İçin Tıklayınız! .

8 yorum

valla Recep, yazarken de aklıma gelmedi değil. Bu acep Recepi çok kullanırım ben. Yıllar önce 7 Numara adlı bir dizi vardı. Onun kahramanlarından biriydi. Arkadaşı Recepe sürekli sorardı Acep Recep ne yapalım diye. Ta ordan dilime takıldı. sevgi bırakma işini kaldırdım:((

14 Mayıs 2008 Çarşamba 11:08

Darılmak gücenmek yok. Bana "yoğun" sevgi bırakma ya. Yukarıda o kadar yazdım yanlış olduğunu. :) Normal sevgi bırak yeter. :)

14 Mayıs 2008 Çarşamba 11:16

Peki bu yoğun kelimesini nerede kullanacağız?

Yoğunbakımda kullanabiliriz belki.
:-)

14 Mayıs 2008 Çarşamba 23:49

İlk paragraftaki anlamına uyan her yerde kullanabiliriz. Bu yüzden bence yoğun bakım da yanlış...

15 Mayıs 2008 Perşembe 08:05
avare  

Şu sıralar çok yoğunum, sonra teferruatlı yazarım:)

15 Mayıs 2008 Perşembe 14:18

Neyi yazıyorsun Avare? Bu arada blogu da güncellemiyorsun epeydir...

15 Mayıs 2008 Perşembe 17:52
avare  

10. cümlede üstadın söylediği anlama uygun kullanılmamış mı? "Kesif" anlamına geldiğini söylüyor yukarıda.

@recephilmi;
Blogu artık güncellemiyeceğim. RSS okuyucudan çıkarabilirsin.

15 Mayıs 2008 Perşembe 23:55

Sanırım burada demek istediği her yerde "yoğun" kelimesini kullanmamak. Attığı başlık da bunu açıklıyor zaten.

Hayırdır niye güncellemiyorsun? Boşsan bize gel :)

16 Mayıs 2008 Cuma 06:35

Yorum Gönder

Eğer sizden sonra yapılan yorumları takip etmek istiyorsanız aşağıda bulunan "Yanıt yorumlarını mail adresime gönder" seçeneğini aktif hâle getiriniz.

Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...

Clicky Web Analytics