Deyen - Diyen, Yeyip - Yiyen  

Yazının Sahibi: Recep Hilmi Tufan Kategorisi:

Blogunu yeni takip etmeye başladığım Beyn.org' un sahibi sevgili Barış geçenlerde bana mail yoluyla zor bir soru sormuştu. Sorusunu aynen aşağıya geçirip cevaplamaya çalışayım.

Barış' ın sorusu:

"Şimdi "yemek" eylemini şöyle bir cümlede kullanayım: "Akşam yemeğini yiyip hemen dışarı çıktım." burada eylemi doğru mu çektim şimdi ben? Mantığıma göre "Akşam yemeğini yeyip dışarı çıktım." diye yazmam gerekiyor ama bu tür bir kullanımı ne bir yerde gördüm, ne de günlük hayatta "yeyip" diyorum/diyoruz. Bu işin aslı astarı, çözümü nedir?"

Benim cevabım:

"Demek" ve "yemek" fiillerinin sonuna "-en" ve "-ip" eklerini getirdiğimizde "yeyen", "deyen" ve "yeyip", "deyip" şeklinde çekmemiz lâzım. Bu kelimelerdeki "y" harfleri kaynaştırma harfidir. İstanbul ağzında "y" kaynaştırma harfinden önce gelen ünlü harfler darlaşarak fiilin sonundaki "e" harfini "i" harfine dönüştürür. İşte bu yüzden biz de "diyen" "yiyip" diye telaffuz ediyoruz. Artık o kadar çok yaygınlaşmış ki yazım diline bile geçmiş. Tıpkı "affedersiniz" kelimesi gibi.

Sevgili Barış, bu işin aslı astarını yukarıda anlattığım gibi "i" şeklindeki kullanımı konuşma dilinde ama o kadar çok yaygınlaşmış ki yazım diline bile geçmiş. Yani artık bir kural hâline gelmiş. Örneğin; "deye" demiyoruz da "diye" diyoruz. Umarım anlatabilmişimdir.

Benzer Yazılar



Widget by Scrapur
Bu yazı Salı, Nisan 15, 2008 tarihinde yazıldı ve kategorisine eklendi. . Yorumları takip etmek isterseniz Yorum Aboneliği İçin Tıklayınız! .

27 yorum

Çok teşekkürler :). "Demek" eyleminde de benzer bir durum olduğunu sayende fark ettim. Şimdi Beyn'deki bütün yazılarda geçen "diyen"leri, "yiyen"leri kontrol etmem gerekecek :).

15 Nisan 2008 Salı 23:47

"Diyen"lere "yiyen"lere yanlış diyemeyiz. (Bak "deyemeyiz" demedim.) Yukarıda da bahsettim ya bunlar da artık kabûl görmüştür. Dil canlı bir varlıktır, o yüzden böyle değişmeler olacaktır...

15 Nisan 2008 Salı 23:53

allahtan ben cok yemek yemiyorum :)

16 Nisan 2008 Çarşamba 00:27

Rejimdesin galiba Ayci...

16 Nisan 2008 Çarşamba 06:37

Bu tip kelimeleri yazarken insan hep düşünüyor, "yanlış mı yazdım acaba" şeklinde. Bu kelimeler eğreti duruyor biraz.
Daha sonra araştırıyor, doğru yazdığına kanaat getiriyor, ama eğreti durmaya devam ettiğinden dolayı bu tip kelimeleri kullanmaktan sakınmaya başlıyor. İnsan yapıyor yani, gizli özne. Bende öyle yapıyorum gerçi. :)

16 Nisan 2008 Çarşamba 09:02

En iyisi İstanbul ağzındaki gibi Cevval, "i" li kullanmak yani. Haklısın dil bilinci olanlarda her zaman bir "acaba?" var zaten...

16 Nisan 2008 Çarşamba 09:08

Ben birşeyler "demek" istiyorum bu yazıya ama, ne "diyeceğimi" bilemiyorum.

16 Nisan 2008 Çarşamba 11:25

"Birşeyler demeyin" sevgili Arzu-hâl, "bir şeyler deyin."

16 Nisan 2008 Çarşamba 11:41

İkisi de bi nevi doğru.Kültürler zaman geçtikçe kelimeleri ihtiyaçlara göre hafiften değiştiriyorlar,sonra gerçek anlamı "diyip" oluveriyor.

16 Nisan 2008 Çarşamba 12:17

"Diyip" pek hoş olmuyor ya. "Deyip" daha iyi sanki...

16 Nisan 2008 Çarşamba 12:21

ne güzel ne güzel,ne çok şey öğreniyorum ben senden ya... :) iyiki varsın Receeeeep... :)

16 Nisan 2008 Çarşamba 13:40

karnım acıktı ha şimdi :)

16 Nisan 2008 Çarşamba 15:24

Nurum öyle kuru kuru olmuyor. Blog Ödülleri' nde Edebiyat kategorisinde oyunu bekliyorum :)

Yazarken benim de fena acıkmıştı Mühendis Bey :)

16 Nisan 2008 Çarşamba 15:29

kelimelerde bizler gibi değişiyor zamanla

bu ara araştırmaların yoğun ama bende kulağıma çok hoş gelen ayın sudaki yansıması olarak bildiğimiz ''yakomoz'' kelimesinin nerden geldiğini öğrenmek istiyorumm

sevgilerr

16 Nisan 2008 Çarşamba 15:42

En kısa sürede araştırıp yazarım sevgili Yasemin. Saygılar...

16 Nisan 2008 Çarşamba 16:00

rejimmmm kimmm benn miii :) :) :)


ben saglima dikkat ediyorum, yoga yapiyorum, pilates yapiyorum, daha sonracigima soya sütü iciyorum...

ama soya sütünü gercekten iciyorum! :)

16 Nisan 2008 Çarşamba 16:39

Ben de ne zamandır sabah koşularına çıksam diyorum ama :)

16 Nisan 2008 Çarşamba 17:50

Deyen - Diyen, Yeyip - Yiyen hepsini kullanabiliriz yani :)

16 Nisan 2008 Çarşamba 22:52

yimek kelimesini kullandığımda konsunda arkdaşlarım bana hep gülerler "bende yiyin gari derim" :D

16 Nisan 2008 Çarşamba 22:59

Ozdemir Asaf siirlerinde eski halini yani 'deyip' halini kullanir.

16 Nisan 2008 Çarşamba 23:05

Evet Kaldırım Çocukları, hangisini beğendiysen al kullan :)

Sevgili Aleysan, fiil gene "yemek" ama yukarıda da anlattığım üzere kaynaştırma harfinden önceki ünlü daralıyor. "Yiyin gari" olabilir...

Ek bilgi için teşekkürler sevgili Gizem...

16 Nisan 2008 Çarşamba 23:08

Yere ve zamana veya ruh halime göre kullanırım o zaman =)

17 Nisan 2008 Perşembe 02:53

Sen bilirsin :)

17 Nisan 2008 Perşembe 06:30

Zaten telaffuz olarak kaba kaçıyor.Deyen,yeyen.Yani boşuna yontulmamış:)

17 Nisan 2008 Perşembe 08:05

Çok haklısın Sevgili Birgül...

17 Nisan 2008 Perşembe 08:07
oğuzhan  

Burda şunu göz önünde bulundurmak gerekir: Türkçe sözlü bir dildir, yazılı bir dil değil. Sözlü-yazılı derken şu kastediliyor: Kimi diller yazı üzerinden gelişmiştir; İngilizce gibi, kimi diller ise söz üzerinden gelişmiştir; Türkçe gibi. (Genelde bütün göçebe kültürler zaten doğal olarak sözlü dil geleneğine sahiptir)

Yani demem o ki, Türkçe'de birçok sözcük söylenişine göre evrilir ve zaten öyle yazılması gerekir. Geleyor diyebiliyor musunuz rahat rahat? Hayır, o yüzden geliyor diyoruz ve geliyor diye yazıyoruz. Yine mesela de- kökünden gelen deyü kelimesini, zor olduğu için deyi ordan da "diye" haline getirmişiz.


Yine "peki" kelimesinin kökü "berk-etgü"dür mesela. Bunu söylemek o kadar kolay mı? Berk sağlam, pek; etgü de iyi kelimesinin kökü. Berk etgü zamanla pekiyi ordan da peki olmuş.

Bu bağlamda böyle sözcükleri kanımca konuştuğumuz gibi yazmak lazım. Bakın "yapacağız" gibi kelimeler de zor geldiği için yapıcaz diyoruz, bundan on sene önce yapıcaz yazı dilinde hiç yoktu ama artık giriyor. Böyle de olması gerekir "deyü" düşünüyorum.
Saygılar!

22 Nisan 2008 Salı 00:17

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz sevgili Oğuzhan. Sanırım bu konu hakkında oldukça bilginiz var. Hatalarımızı düzelttiğiniz için de çok teşekkür ederim...

22 Nisan 2008 Salı 06:42

Yorum Gönder

Eğer sizden sonra yapılan yorumları takip etmek istiyorsanız aşağıda bulunan "Yanıt yorumlarını mail adresime gönder" seçeneğini aktif hâle getiriniz.

Yorumunuz için şimdiden teşekkürler...

Clicky Web Analytics